Yeni senenin ilk yazısı. Gene uzun aradan sonra ilk yazı. Temmuz'dan bu yana neler mi oldu? Yaz sonundan Sonbaharın sonuna kadar hatırlamak dahi istemediğim bir Schengen vize başvurusu ile uğraştım. Hayaller Paris, gerçekler kıçımın üstüne oturmak oldu. Red. O gece tansiyonlar fırladı. Hiç sorma.




Sonra bir film izledim, hayatım değişti. Kapalı gişe oynayan Yan Yana filmini izledim. Orijinalini de zamanında izlemiştim. Son derece vasattı fransız versiyonu. Tipik bir fransız filmi: sinemada izlenmeyi gerektirmeyecek, tv'de izlense haftasına unutulmaya namzet bir film. Gel gör ki usta senaristlerin elinde bir mücevhere dönüşmüş. Kim dedim bu uyarlamayı yazan? Kim? Feyyaz Yiğit ve Aziz Kedi'ymiş. Tanımıyordum, interneti talan ettim tanımak için. İzlediklerimden birinde senaryo kursu verdiklerini duydum. Sonrası çok hızlı gelişti. Saniyesinde google'ladım. Dakikasında yazıldım. Haftasına ders başladı. İlk ders bile yeterdi benim eksiklerimi gidermeye. Tamam dedim. Doğru adresteyim. Güzel bir yere gidiyoruz. Bakalım.



Bu sonbahar yeni bir satranç kulübüne yazıldım. Sıcacık ortam, tatlış insanlarla tanıştım. Pazar günü turnuvaya katıldık.İyi oynayamamış olmama rağmen çok güzel duygularla ayrıldım oradan. Üstelik fonda çok sinematografik bir kar yağışı vardı. Biraz üşüdük ama güzel bir Pazar günüydü. Yine olsa yine giderim.





Cuma günü dişimden ameliyat olacağım. Umarım bitişikteki sinir kopmaz. Kökler yamuk yumukmuş çünkü. Daha önce 3 tanesini çektirmişliğim var. 35 sene öncesinin şartlarında. Daha kötü olamaz değil mi? Yok olmasın. Randevuya ve kayıtlara "komplikasyonlu diş" diye kaydettiler. Korkmak için ismi yeter. Ama ne? Ben cesur bir insanım. Bunu da atlatacağım. B vitaminlerini önden alsam? Siniri sağlamlaştırmak adına? Yoksa dikilmiş ceketin provası olacak. (Nasıl da kibar bir hanımefendiyim.)



Ceket demişken, bir senede özene bezene ördüğüm yün hırkayı söküyorum. Yok sırtıydı, yok yakasıydı, yok koluydu derken tam bir yıldır elimdeydi, zor örmüştüm. Bitmişti her şeyiyle ama hantal duruyordu, hatta durmuyordu üstümde, dökülüyordu. Ben de gözümü karartıp, çatır çatır söktüm. Birisi bunun için bana "yürek yemişsin" dedi. Galiba öyle. Her yiğidin harcı değil yapılmışı bozup bir senelik işe yeniden başlamak. Şimdi örgücülerin Braveheart'ı gibi dolaşıyorum ortalıkta. Kendi çapımda tabii. Sadece ben biliyorum.




 







Yorumlar

  1. Diş için şimdiden çok geçmiş olsun Arpicim. Yalnız mı gideceksin cuma günü? Ben buradayım, istersen eşlik ederim sana :)
    Yan yana gerçekten çok iyiydi, ki ben de orjinalini izlemiştim aslında ama başka bir yerdeydi feyyaz yiğit-haluk bilginerli versiyonu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler canım. Dündü. Teşekkür ederim teklifine, zaten 10 dk da çıktım.
      Kesinlikle ilk defa uyarlamanın orijinalini havada katladığı bir (yerli) film izledim.

      Sil
    2. ben önümüzdeki cuma diye anlamışım :( neyse kolaycacık geçmesine çok sevindim. geçmiş olsun tatlım

      Sil
    3. Baktım şimdi yazıya, senin dediğin gibi anlaşılıyor. 😄 Çünkü yazıları Çarşamba filan yazmıştım, önden. Resimleri ve yayını, çekildikten sonra. Nazik teklifine yeniden teşekkürler. ❤️

      Sil
  2. Ay dişin nasıl oldu? Bence harika bir iş çıkarmıştır doktorun ve tabii sen de.. geçmiş olsun canım. <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sezer cim aynı dediğin gibi hop diye çıktı diş. Ben klasik olarak biraz stres yaptım gerçi ama, sonunda çekildi bitti. Çok çürümüş ya...Gerçekten düzelecek bir yanı kalmamış. İyi ki kırılmadan çıktı tek parça.

      Sil
  3. ben çok geç okudum :( çok geçmiş bitmiş olsun.... <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok geç okumadın aslında. Ben sonra yayınladım çekildikten sonra. Teşekkürler.

      Sil
  4. Yeni blog tasarımı ve yazılar ne kadar şık ve cozy olmuş :) Özlemişim seni okumayı, kahvemi aldım gezinmeye devam ediyorum. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yıllar sonra yine yeniden kahveyi alıp sayfalarda gezinme. Ne mutlu bana. :) Sevgiler benden de.

      Sil
  5. Önce geçmişler olsun. Neyse ki artık bu operasyonlarda ilerlemenin nimetleri işi kolaylaştırıyor.
    Vize işine üzüldüm ve sinir oldum. Nedir bu çektiğimiz? Bizim de nisan ayında bitiyor, tekrar o başvuru hengamesine girmek gerekiyor. Şimdiden tırınım tırınım haller.
    Örgücülerin Braveheart'ına selam olsun, yakışır. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet en azından 3 boyutlu tomografiden ne nerede bilerek çekti.
      Vize işini hiç sorma, hiç. Bir şey olsun ve artık vize almak tarih olsun, arkasından da neydi çektiğimiz eskiden diyelim istiyorum. Size de bol şans.
      Hahahhahaha <3

      Sil
  6. Geçmiş olsun dişçi koltuğu her insan için korkutucu. Hülya

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler sevgili Hülya, ay evet korktuğum kadar varmış.

      Sil

Yorum Gönder

Bir şey söyliycem...

Bu blogdaki popüler yayınlar