Hep orada duracağını sandığım bir aile büyüğümüzü kaybettik. Hani gökyüzü gibi, yıldızlar gibi, güneş gibi. Çocukluğumdan, ilkgençliğimden, yetişkinliğimden bir yıldız kaydı. Işıklarda uyu tatlı kadın. Tüm sevenlerinin sevgisi yağsın üstüne. Çünkü biz de seni sevdik. 




Çekirdek kabuklarından küçük bir tepe oluştu kahvaltı tabağının üstünde. Portakal kabuklarının üstüne kat çıktım. Dün ve bugün canımın sıkıntısını ne unutturuyorsa ona dadanıyorum, portakalsa portakal, çekirdekse çekirdek, boyalarsa boyalar. Öteyi beriyi saldım gitti. Saldım gitti.



Boya demişken, Derwent Inktense'lerimle aşk yaşıyorum (reklam değil).  Bir kere daha anladım, şu dünyadaki en değerli öneriler öyle davullu zurnalı, gösterişli, cazip, janjanlı olanlar değil. Bilakis gayet mütevazı görünenler. Hani, "peheee bu da laf mı" dediklerin. Onlara çok dikkat et. Gerçek bilgelik orada. İşe yarar öneri o. Mesela, "cebinin izin verdiği en kaliteli resim malzemesini kullan". Amaan bunu herkes bilir, der geçersin. Geçme. Mesela doğru, bazen hiç bütçe ayıramazsın öyle ekstra şeylere: resim malzemesiymiş, kalemmiş, fırçaymış. O günlerde illa bütçeni zorla al demiyorum. Ama gün olur, devran döner, bir bakmışsın imkânın artık var. O gün işte pintilik yapma. Kıy parana. Alabildiğinin en iyisini al. Çünkü fark dünyalar kadar. Sanki çizmenin keyfini yeni baştan ilk defa deneyimliyormuş gibi. 


Masaüstümdeki dosyaların yazı puntosunu büyüttüm, sığmıyordu yerine, dolayısıyla eksikti bazı harfler. Tamamlanınca, bir baktım çizim kitapları diye bir dosyam var, gözden uzak kalınca gönülden de uzak kalmış misali. İçinde şahane kitaplar: perspektif, urbansketching, mürekkeple çizim filan. Hepsini iPad'e aktardım, kucağımda açtım, yer yer göz attım. Çok güzeller.


Dakikada 38 000 kez mail kutusunu yokluyorum. Diyeceksin ki teknik olarak imkansız. İmkansız değil, mümkün. Çünkü fiilen kendimi tuttuğumda, aklımın gerisinde sadece o var: geldi mi? mesaj var mı? Henüz erken, doğru, deyip kendimi avutsam da...anladın sen beni. Editör de, bu yunuslu masalı sanki biliyormuş gibi, ilk haline hemen dönmüştü, beklediğimden de hızlı. "Bu seferlik programı altüst edip sizin masalı öne aldım ama ilerde aynı hızda dönmemi beklemeyin benden" yazdı bana. Daha ne yapsın. Üstelik sümüklüböcekli masala 8 günde dönmüş diye, güya kendime 8 gün süre tanıdım. Bugün 4. gün. İkinci kere başına ve sonuna tekrar eklemeler yapıp yunuslu masalı tekrar yollamıştım. İlkine bile olmaz dememiş sağını solunu düzeltmek için çaba göstermişti. O yüzden bu son halinden çok ümitliyim. O zaman bu neyin heyecanı, de. 





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar